Muhafız
Şu an bu satırları okuyorsan, bu bir tesadüf değil. Muhtemelen içinde, mevcut durumundan fazlasını talep eden, daha güçlü ve daha emin adımlarla yürümek isteyen bir benlik var.
Belki o asansörde tanımadığın biriyle yalnız kaldığında nefesini tutmana neden olan o tekinsiz hissi tanıyorsun. Belki de bir bakıştan rahatsız olduğun halde, “ayıp olmasın” diye yüzüne yerleştirmek zorunda kaldığın o sahte tebessümden artık yoruldun.
Yıllarca sana, hissettiğin o huzursuzluğun adının “korku” veya “kuruntu” olduğu ve onu bastırman gerektiği öğretildi. Burada farklı bir şey yapacağız.
Bu kitap, aşağıdaki sahnelerden birinde kendini bulan kadın için yazıldı.
Kitap kadınları tipolojilerle değil, yaşanmış anlarla anıyor. Aşağıdaki sahnelerin hepsi kitabın içinden; hepsi yaşanmış.
Yıllarca sana, hissettiğin o huzursuzluğun adının “korku” veya “kuruntu” olduğu ve onu bastırman gerektiği öğretildi.
Ama bu kitap sana korkmamayı değil, korkuyu bir yakıta dönüştürmeyi anlatmak için yazıldı.
Sende olan o hissin gerçek adları var. Bunlar zayıflık değil, en güvenilir alarm sistemin.
Altı protokol. Her biri için kitap bir tam saha planı veriyor.
Güzel sözler değil; bilime dayalı, ismi konmuş, adım adım uygulanabilir operasyonel sistemler.
Her bölümden bir sahne.
Kendin oku.
Tanıtım değil, kitabın kendisi. Her bölümden seçilmiş kritik sayfalar.
Kitabı okuyan kadınlar ne diyor.
Farklı yaşlardan, farklı şehirlerden. Okurken hepsi kendi hayatlarını buldu.
Kitabın kendi cevapları.
Korkuya teslimiyet bitti.Nöbet sende.
Asansörde nefesini tutmak: bitti.
“Ayıp olmasın” diye gülümsemek: bitti.
Sezgini susturmak: bitti.


